Özdemir İnce: Beterin beterinin beteri...

 
Özdemir İnce: Beterin beterinin beteri... Özdemir İnce: Beterin beterinin beteri...

’”Beterin beterini, merhametsizliğin en dibini ve Tanrılaşmanın yeni bir icadını şu cümle dünyaya ilan ediyor: “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. AKP’li Mehmet Metiner’in 14 Mart 2019 tarihli konuşmasından aktarıyorum: “Eski AKP milletvekili Mehmet Metiner, kamu kurumlarında çalışıp da AKP’ye oy vermeyi düşünmeyen seçmenlere yönelik tehdit gibi ifadeler kullandı. ” (cumhuriyet. com. tr)Adam sanki Nemrut! Devlet hizmetinde çalışanlara “geçim ekmeği”ni AKP veriyormuş! Bu ne arlanmazlık! İnancınıza göre “kulun rızkını” Tanrı vermiyor mu? Utanmazlık! Siz ki tehdit ve dilenmek oy isteme tarzınızdır; ama devlet için çalışanların işvereni bizzat devlettir. T. Şu anda Hatay’daki mevcut yerel yönetim, maalesef şu deprem olayından sonra, bad-el harab-ül Basra (Arapça bu cümlenin Türkçesi Basra harap olduktan sonra. Nerede belediye başkanı? Yok. ",. Atalarımız, “Beterin de beteri vardır” demişler. Erdoğan şikâyetçi: “Söylediğim sözler üzerinde tepiniyorlar. İfade, iş işten geçtikten sonra, anlamına geliyor) oldu. 4 Şubat 2024 tarihli BBC News Türkçe’den aktarıyorum:“Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen kent olan Hatay’da yaptığı konuşma hem tartışma yarattı hem de muhalefetin tepkisini çekti. . . Erdoğan, Hataylılara “Ya Kırk Katır Ya Kırk Satır” diye gözdağı veriyor. “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı!”Böyle bir konuşmayı, halkın demokratik oylarıyla göreve gelen bir yönetici asla yapmaz! Böyle bir konuşmayı, halk egemenliğinin ifadesi olan demokratik oyla gelip, iktidarda deforme ve dejenere olan ve iktidarının kaynağının ilahi bir güçten geldiğini sanmaya başlayan “baştan çıkmış” bir “monark” (padişah, sultan, han, şah, hükümdar, emir) yapabilir. Benim sözüm burada bitiyor. Erdoğan’ın ağzıyla da doğrulandı. T. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı’ dedi. Zaten öyle oluyor! Ne oldum delisi olmak “beter” bir şeydir. Ve el Hak! AKP’li Maraş ve Adıyaman’ın depremzede ahalisi keyiften dümbelek çalıp göbek atmakta!Ama R. . 1 Zaten Erdoğan’ı tanımlamak için kullanılan “tek adam”, “şahsım” ve “Başyüce” gibi tanımlayıcı sıfatlar “monark”ı işaret etmektedir. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı!” cümlesi demokrasiyi kullanan bir monarkın tehditlerini ifade etmektir. Mehmet kardeşimizin Hataylıların teveccühüne mazhar olduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum’ diye konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:‘Hatay, kamu yatırımlarını noksansız alsa da yereldeki vizyon eksikliği nedeniyle potansiyelini açığa çıkmakta zorlanan şehrimiz. AKP davasına karşı bayrak sallarlarsa, işsiz kalırlarmış. ‘Hatay Büyükşehir’de Cumhur İttifakı adayı olarak Mehmet Öntürk kardeşimizi kamuoyumuzla paylaştık. Gerçek velinimet ise vergi ödeyen halkın kendisidir. İşte şimdi, 31 Mart akşamı yeni bir dönemi, ben inanıyorum ki Mehmet Öntürk kardeşim ve ekibiyle ayağa kaldıracaktır. 95. AKP genel başkanının Hatay’da yaptığı, başbakansız cumhurbaşkanı konuşması demokrasinin köküne kezzap suyu dökmenin sanığı ve tanığıdır. “A” partisinden cumhurbaşkanı, “B” partisinden başbakan. Bası, s. Bu özlü söz R. Oysa günümüzde, Fransızların “Barış İçinde Birlikte Yönetim” dedikleri “cohabitation pasifique” tarzı, demokratik yönetimin kaçınılmaz sonucu kabul edilmektedir. ”1 Erdoğan Teziç, “Providansiyel İlahi Hukuk Doktrini”, Anayasa Hukuku, Beta Yayınevi, 13. Metiner, ‘Ekmek verdiğimiz insanlardan oy dilenmeyiz. Oy vermeyebilirler ancak AK Parti davamıza karşı bayrak sallarlarsa ertesi gün kendilerini başka bir yerde bulurlar’ dedi. T. AKP Genel Başkanı R. AKP genel başkanının bu kişilik sapıncı demokrasicilik oynamaktan da geri kalmamaktadır. Bir başka açıdan, kutsallaşma özentisi de söz konusudur. . Erdoğan, Antakya Spor Salonu’nda düzenlenen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hatay İlçe Belediye Başkan Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez.

Özdemir İnce: Beterin beterinin beteri...

Erdoğan şikâyetçi: “Söylediğim sözler üzerinde tepiniyorlar. Oy vermeyebilirler ancak AK Parti davamıza karşı bayrak sallarlarsa ertesi gün kendilerini başka bir yerde bulurlar’ dedi. AKP davasına karşı bayrak sallarlarsa, işsiz kalırlarmış. ’”Beterin beterini, merhametsizliğin en dibini ve Tanrılaşmanın yeni bir icadını şu cümle dünyaya ilan ediyor: “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı!”Böyle bir konuşmayı, halkın demokratik oylarıyla göreve gelen bir yönetici asla yapmaz! Böyle bir konuşmayı, halk egemenliğinin ifadesi olan demokratik oyla gelip, iktidarda deforme ve dejenere olan ve iktidarının kaynağının ilahi bir güçten geldiğini sanmaya başlayan “baştan çıkmış” bir “monark” (padişah, sultan, han, şah, hükümdar, emir) yapabilir. İşte şimdi, 31 Mart akşamı yeni bir dönemi, ben inanıyorum ki Mehmet Öntürk kardeşim ve ekibiyle ayağa kaldıracaktır. Mehmet kardeşimizin Hataylıların teveccühüne mazhar olduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum’ diye konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:‘Hatay, kamu yatırımlarını noksansız alsa da yereldeki vizyon eksikliği nedeniyle potansiyelini açığa çıkmakta zorlanan şehrimiz. İfade, iş işten geçtikten sonra, anlamına geliyor) oldu. Ve el Hak! AKP’li Maraş ve Adıyaman’ın depremzede ahalisi keyiften dümbelek çalıp göbek atmakta!Ama R. Şu anda Hatay’daki mevcut yerel yönetim, maalesef şu deprem olayından sonra, bad-el harab-ül Basra (Arapça bu cümlenin Türkçesi Basra harap olduktan sonra. AKP genel başkanının Hatay’da yaptığı, başbakansız cumhurbaşkanı konuşması demokrasinin köküne kezzap suyu dökmenin sanığı ve tanığıdır. . . Nerede belediye başkanı? Yok. com. . 95. Bu özlü söz R. AKP genel başkanının bu kişilik sapıncı demokrasicilik oynamaktan da geri kalmamaktadır. Bası, s. T. Erdoğan’ın ağzıyla da doğrulandı. Benim sözüm burada bitiyor. tr)Adam sanki Nemrut! Devlet hizmetinde çalışanlara “geçim ekmeği”ni AKP veriyormuş! Bu ne arlanmazlık! İnancınıza göre “kulun rızkını” Tanrı vermiyor mu? Utanmazlık! Siz ki tehdit ve dilenmek oy isteme tarzınızdır; ama devlet için çalışanların işvereni bizzat devlettir. Oysa günümüzde, Fransızların “Barış İçinde Birlikte Yönetim” dedikleri “cohabitation pasifique” tarzı, demokratik yönetimin kaçınılmaz sonucu kabul edilmektedir. ”1 Erdoğan Teziç, “Providansiyel İlahi Hukuk Doktrini”, Anayasa Hukuku, Beta Yayınevi, 13. ",. Erdoğan, Antakya Spor Salonu’nda düzenlenen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hatay İlçe Belediye Başkan Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. T. Gerçek velinimet ise vergi ödeyen halkın kendisidir. ” (cumhuriyet. . Zaten öyle oluyor! Ne oldum delisi olmak “beter” bir şeydir. Metiner, ‘Ekmek verdiğimiz insanlardan oy dilenmeyiz. T. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı!” cümlesi demokrasiyi kullanan bir monarkın tehditlerini ifade etmektir. AKP Genel Başkanı R. Bir başka açıdan, kutsallaşma özentisi de söz konusudur. “A” partisinden cumhurbaşkanı, “B” partisinden başbakan. Atalarımız, “Beterin de beteri vardır” demişler. “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı’ dedi. ‘Hatay Büyükşehir’de Cumhur İttifakı adayı olarak Mehmet Öntürk kardeşimizi kamuoyumuzla paylaştık. AKP’li Mehmet Metiner’in 14 Mart 2019 tarihli konuşmasından aktarıyorum: “Eski AKP milletvekili Mehmet Metiner, kamu kurumlarında çalışıp da AKP’ye oy vermeyi düşünmeyen seçmenlere yönelik tehdit gibi ifadeler kullandı. Erdoğan, Hataylılara “Ya Kırk Katır Ya Kırk Satır” diye gözdağı veriyor. 1 Zaten Erdoğan’ı tanımlamak için kullanılan “tek adam”, “şahsım” ve “Başyüce” gibi tanımlayıcı sıfatlar “monark”ı işaret etmektedir. 4 Şubat 2024 tarihli BBC News Türkçe’den aktarıyorum:“Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen kent olan Hatay’da yaptığı konuşma hem tartışma yarattı hem de muhalefetin tepkisini çekti.